-DIŞİŞLERİ BAKANI CEM:
-''İPEK YOLU TÜRKİYESİZ DÜŞÜNÜLEMEZ''
-''KARASULARDAN GEÇİŞTE SİGORTA ZORUNLULUĞU TALEP ETMEK HAKKI İÇİN ULUSLARARASI KONVANSİYONA KATILMA KARARINI HÜKÜMET 1 EYLÜL'DE ALDI''
-''BOĞAZLARIMIZI BİR PETROL BORU HATTINA DÖNÜŞTÜRMEYECEĞİMİZİ, BİR OTOYOLA DÖNÜŞTÜRMEYECEĞİMİZİ TÜM İLGİLİ ÇEVRELERE ANLATMAKTAYIZ''

BAKÜ (A.A) - Dışişleri Bakanı İsmail Cem, İpek Yolu'nun Türkiyesiz düşünülemeyeceğini, bunun da projenin gelişimi ve bu konferansta bir kez daha görüldüğünü söyledi.
Dışişleri Bakanı, Avrupa-Asya Ulaşım Koridoru Zirve Toplantısı'nın yapıldığı Gülistan Sarayı'nda basın toplantısı düzenledi. Cem, İpek Yolu'nun, iki kıtayı biraraya getiren ve Türkiye üzerinden geçen tarihi bir yol olduğunu belirtti.
''İpek yolu tekrar canlandırılmak istendiğinde her halde bu Türkiyesiz düşünülemez'' diyen Cem, şöyle devam etti:
''Nitekim düşünülemediği, bu konferansın, bu projenin gelişiminden belli. Önceleri daha çok, BDT ile AB arasında bir İpek Yolu gibi düşünülmüş ve yine önce bunun deniz yolu ile Karadeniz üzerinden ulaşımı öngörülmüş. Fakat bu çalışmalar ilerledikçe, Türkiye olarak tutumumuzu ortaya koymamızla, böyle bir İpek Yolu projesinin, deniziyle, karasıyla çok büyük bir coğrafyadan geçmesinin ve bu coğrafyada Türkiye'nin de önemli konumu, zannediyorum tüm projeyi etkilemiş.
İlk toplantılarda yer almayan Türkiye, bu defa bakanlığımızın müdahalesiyle artık bu projeyi geliştirecek birikimde, temel karar organı gibi görülen hükümetlerarası komisyonda, yani konferans adına hareket edecek konumda. Bu komisyon çok önemli. Çünkü kararlar oybirliğiyle alınacak. Yani bu projenin geleceğine dönük kararların oybirliğiyle alınacağı komisyonda Türkiye de mevcut olacak.''
Dışişleri Bakanı Cem, düşünülen ulaştırma projelerinin, çevreyi, insan hayatını gözeten projeler olması gerektiğini de vurguladı. Cem, bu konuda Türkiye'nin önerisi sonucu, çevre güvenliğini gözeten projelerin kabul edildiğini, bunun nihai metinde yer aldığını bildirdi.
''Bizim açımızdan AB desteği ile gerçekleşmesi öngörülen yollar, projeler, sonuçta geliyor ve Anadolu'nun kapısına dayanıyor'' diyen İsmail Cem, Türkiye'deki bölümün dış yardıma ihtiyaç duyulmadan hemen hemen tamamlandığını ifade etti.
Çevre güvenliğinin önemini vurgulayan Cem, ''Yani bizim kendi boğazlarımızı bir petrol boru hattına dönüştürmeyeceğimizi, bir otoyola dönüştürmeyeceğimizi tüm ilgili çevrelere anlatmaktayız. Çünkü biz, kendi tabiatımızın en az herhangi başka bir ülkenin tabiatı kadar, insanı kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Kendimizi tehlikeye atmayız ve attırmayız'' diye konuştu.

-''KARASULARDAN GEÇİŞ İÇİN SİGORTA ZORUNLULUĞU-

Çevre güvenliğine verilen önem çerçevesinde bazı çalışmaların sonuçlandırıldığını, 1 Eylül'de hükümetin bir karar aldığını ve çalışmaları biraraya getirdiklerini anlatan Cem, şöyle devam etti:
''Bir bakıma çeşitli hasara karşı bir güvenlik sözleşmesi ve Türkiye'nin katılma kararını hükümet olarak açıkladık. Bunu da Ekim başında sevk etmek durumundayız. Kararı aldık, bu kararın özelliği şu: bir ülkenin, kendi karasularından geçen gemiler, tankerler için sigorta zorunluluğu talep etmek için bu konvansiyona katılmış olması gerekiyor. Yani bu uluslararası konvansiyona siz taraf değilseniz, kendi karasularınızdan geçmekte olan bir gemiden (sizin sigortanız var mı) diye soramazsınız.''
Dışişleri Bakanı, toplantıyla ilgili görüşlerini açıklarken de, çeşitli ülke delegasyonları ile konuşma imkanı bulduğunu ve çeşitli ülkelerin sorunlarını öğrenmek fırsatı yakaladığını bildirdi. Cem, ''Türkiye adına iyi bir toplantı. Türkiye kendi tabiatını, kendi insanını korumaktaki kararlılığını bütün muhataplarına anlatıyor'' dedi.
 


(Anadolu Ajansı 08 Eylül 1998)