Bronz Tüldür Gece

Ruhum!...
Senindir bu gecem düşlerine âmâde
Lütfen öyle şaşkın bakma bana
Öyle güzelsin ki öyle esmer
Öyle sıcak öyle meyvemsi...
Kerbelâ’da susuz kalmış bedenim
Tenimde kokusu makber çiçeklerinin
Saçlarımda yağmur sonrası güneş kokusu
Tutkum avuçlarımda revnâklı kâseler dolusu

Yürüdüm hercâi menzilsizliğimde
Cılız ışığın aydınlattığı yere doğru
Esâretin çizginir omuz başlarımda
Hummâlı bir yanardağ gibi akarsın
Marmara’da bir kadının gamzelerine
Gözlerimin gözlerine ilticâsında
Bu kaçıncı demdir sâkînin doldurduğu kadehe
Derin bir iç çekişle bûselik makâmında

Gel kuşan bronz hançerini gecenin
Hadi tam on iki yerimden vur beni
Gecende ateştir tülden vücudum
Aralayınca gizemin efsûnlu perdesini
Bizdik uçan âvâre yıldızların esrikliğinde
Arınan yasak bir aşkın kırkladığı teniydi
Diner fırtınası hazzın,sükûta demir atarız
Üç noktayı düşeriz gecenin rengine...

 

Biliyorsun biz eski biz değiliz artık
Kendimizi evrenin merkezi sayarak
Sorgularız erdemin gelmişini geçmişini
Sonra şehir eskir şehir uyur şehir aldanır
Artık marazlı yalancı bir bahardır aşk
Şehvet kuşlarının kanatlarında yiten
Arkasını dönüp yürür kadın şafakta
''Ne sefîl bir aşktı!''.. der martı çığlıklarına doğru
''Ne sefîl bir aşktı!''...

 


Neşe Yeşilova

Şiir Eklenme Tarihi: Eylül 2004

 

Foto: C. İstikbal

 

 

 

Bu sayfalarda yayınlanmak üzere bize şiir göndermek istiyorsanız tıklayınız.

Hit Counter