Teknik Bakış................................................................03.04.2003

Zararlı Antifouling Boyalarının Kontrolü Hakkında Uluslararası Sözleşme

( 5 Ekim 2001 de kabul edildi. Halen yürürlükte değil)

Cahit Yalçın 

 

Antifouling’ler (zehirli boyalar) ;  alglar, yosunlar ve kabuklular gibi gemi karinesine tutunarak yaşayan, böylece geminin suya sürtünmesini çoğaltan ve gemiyi yavaşlatarak yakıt tüketimini arttıran deniz canlılarını engellemek için gemilerin faça ve karinelerinde kullanılan boya sistemleridir. Bu sistemlerin içinde bulunan aktif maddeler yavaşça su içinde çözünürler ve gemiye tutunan deniz canlılarını öldürürler. Yelkenli gemiler zamanında, gemilerin su altı kesimleri kireç ve daha sonraları da arsenikli bileşimler ile kaplanırdı. Sonradan modern kimya endüstrisi oluştukça bu maddelerin yerini metal içeren bileşimler almıştır. Aktif maddelerin gücü çok artmış ve gemi karinalarında tam koruma sağlanmıştır. Ancak yapılan araştırmalar, bu aktif maddelerin suda çözündükten sonra dahi zararlı etkilerini sürdürdüklerini ve deniz canlılarını öldürmeye ve deniz çevresine zararlı olmaya devam ettiğini, hatta besin zincirine girdiğini göstermiştir. 1960 larda geliştirilen en etkili antifouling boyaları, etkin madde olarak “organotin tributilin” (TBT) içermekte olup bu maddenin deniz salyangozları ve istiridyeler üzerindeki deforme edici ve cinsiyet değişimi etkileri kanıtlanmıştır.

Yeni düzenlenen bir IMO konvansiyonu, gemilerde kullanılan antifouling boyaların içinde zararlı organotinlerin bulunmasını yasaklamakta ve antifouling sistem boyalar içinde bulunma ihtimali olan diğer zararlı maddelerin de ileride muhtemel kullanımlarını engellemektedir. Antifouling konvansiyonunun kabulü, 1992 de Rio de Janeiro da yapılan çevre ve gelişme konferansı 21. gündem maddesi 17. bölümünün başarı ile hayata geçirilmesi olarak kabul edilmektedir.

Konvansiyon, “antifouling sistemleri” ni  “istenmeyen organizmaların gemiye tutunmasını kontrol etmek veya engellemek için bir gemide kullanılan boya, kaplama malzemesi, yüzey işlemi, yüzey veya cihaz” olarak tanımlamaktadır.

Yeni konvansiyonun gereksinimleri altında, konvansiyonun taraf ülkeleri kendi bayraklarını taşıyan veya kendi bayrağını taşımayan ancak kendi otoriteleri altında çalışan gemilerde ve kendi limanlarına, terminallerine ve tersanelerine gelen gemilerde zararlı antifouling boyaların kullanımını yasaklayacak ve/veya kısıtlayacaklardır.

400 GT dan büyük ve uluslar arası sefer yapan gemiler (sabit veya yüzer platformlar (MODU), yüzen depolar (FSU) ve üretim, depo ve gönderim tesisleri (FPSO) hariç olmak üzere) gemi servise girmeden önce veya Uluslar arası Antifouling Sistem Sertifikası (IASC) ilk defa verilmeden önce bir ilk denetimden geçirileceklerdir. Sonradan da antifouling boyanın her değişiminde veya yenilenişinde yeni bir denetim yapılacaktır.

Boyu 24 metreden uzun, ancak 400 GT dan düşük tonajda olan ve uluslar arası sefer yapan gemiler, gemide gemi donatanı veya yetkili temsilcisi tarafından imzalanmış bir “antifouling sistemi deklarasyonu” bulunduracaklardır. Bu deklarasyona boya faturası veya müteahhit firma makbuzu gibi destekleyici evraklar da eklenecektir.

Yasaklanmış veya sınırlanmış olan antifouling sistemlerinin bir listesi, konvansiyon ekinde (Ek-I de) listelenecek ve gerektikçe güncellenecektir.

Kasım 1999’da IMO, bir meclis kararı kabul ederek tüm dünyada kanuni bağlayıcılığı olan ve gemilerde kullanılan antifouling sistemlerinin zararlı etkilerini hedef alan bir sistem oluşturma kararı aldı. Karar, gemilerdeki antifouling sistemlerinde bulunan doğaya zararlı organotinlerin uygulanmasının 1 Ocak 2003 den itibaren yasaklanmasını ve ve 1 Ocak 2008 den itibaren de tamamen yasaklanmasını içermekte idi.

Konferansta da kabul edilen konvansiyonun ek-1 bölümü, 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren, tüm gemilere, doğaya zararlı organotinler içeren antifouling boyaları bir daha uygulamama yasağı getirmektedir.

1 Ocak 2008 tarihinden (yürürlüğe giriş tarihi) itibaren de gemiler;

  1. Bu tür ürünleri teknelerinde veya dış yüzeylerinde veya parçalarında bulundurmayacaklar veya;

  2. Alt yüzeyde bulunan konvansiyona uyumsuz antifouling sistemleri ile bir bileşim oluşturarak bu birleşimin çözünerek denize karışmasına yol açacak başka yüzey kaplama malzemeleri bulunduramayacaklardır.

Bu maddeler tüm gemilere uygulanacaktır. (MODU, FSU, FPSO la dahil)

Konvansiyonun 12. maddesine göre, gemiler gittikleri limanlarda konvansiyona uyumlarının denetlenmesi için denetime  (PSC) tabi olacaklardır. Ancak, muhtemel uyumsuzlukların tespiti sırasında yapılan incelemeler yüzünden haksız yere bir gecikmeye veya tutulmaya maruz kalan gemi ilgililerinin zararlarını tazmin yolları açık olacaktır.

 


 

Yazarın Diğer Yazıları

 

Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.© Cahit Yalçın 2004

 


 

 

 

 

 Hit Counter