|
Seyir Defteri |
|
GEMİ TRAFİK
HİZMETLERİ’NE (VTS) GENEL BİR BAKIŞ |
 |
|
Cahit İstikbal
 |
Giriş
VTS nin
verdiği hizmetler
VTS'nin Gelişimi
Gemi Trafik Hizmetlerinin (VTS) Tarihçesi
VTMIS ve
beklentiler
Giriş
Deniz trafiğinin
güvenliği ve etkin bir şekilde işlerliği günümüzde uluslararası
denizcilik çevrelerinin öncelikli konusu olmaya devam etmektedir.
İkinci dünya
savaşını izleyen yıllarda öne çıkan gelişmelerden biri de
gemilerin boyutlarında ve tiplerinde olan artıştır. Bu da doğal
olarak ekonomik koşulların zorlaması ile olmuştur.
Son yıllarda deniz
taşımacılığındaki çeşitlilik de artmıştır. Navlun ve yolcu
taşımacılığı, balıkçılık gibi klasik diyebileceğimiz trafik
hareketlerine ek olarak, son zamanlarda maden yataklarının
bulunması veya araştırılması, yeni bulunan ya da çıkarılmaya
başlanan petrol gibi kaynakların pazarlara ulaştırılması, veya
deniz dibinden materyallerin çıkarılması/kaldırılması, deniz
dibinde yapılan inşaat çalışmaları (boru hatlarının enerji
hatlarının veya bilgi iletişim hatlarınnı yapım ve bakım
işlemleri) spor ve dinlenme etkinlikleri gibi amaçlarla da bu
trafik sahaları kullanılmaya başlanmıştır. Bu da Türk Boğazları
gibi ya da Dover Kanalı, Cebelitank Boğazı gibi bölgelerde trafik
yoğunlaşmalarına neden olmaktadır. Çatışma ve oturma gibi kaza
riskleri de bu gibi bölgelerde dolayısı ile artmıştır.
Bu
gibi nedenler, trafiğin daha etkin bir şekilde düzenlenmesi ve
yönetilmesi gereğini de beraberinde getirmiştir. VTS bunu
yapabilmenin günümüzdeki en başarılı yoludur.
VTS, İngilizce'de "Vessel
Traffic Services" sözcüklerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş
bir tanımlamadır ve "Gemi Trafik Hizmetleri" olarak Türkçe ye
çevrilebilir.
İlke olarak VTS
gemilere sahilden yapılan trafikle ilgili yardımları tanımlar. Bu
anlamda VTS- her ne kadar o zamanlar adı bu şekilde konulmamış
olsa da- denizcilik tarihi kadar eskiye dayanır denilebilir. Çünkü
tarihte karadan gemilere duman ya da ses ile verilen işaretler de
bir tür ık hizmeti olarak kabul edilmektedir.
Ancak günümüzde
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından "VTS Anahatları"
adı altında bıı VTS. sisteminin hem donanım hem de personel olarak
nasıl olmasının uygun olacağı konusunda yönlendirici kurallar
geliştirilmiştir. Yine de, ilk kez 1995 yılında IMO tarafından
benimsenen ve 27 Kasım 1997 tarihindeki yeni Anahatlar’ın
benimsenmesiyle daha da geliştirilen bu kurallara bugün dünyada
uygulanmakta olan bütün VTS sistemlerinde tam olarak uyulduğu
söylenemez- ki böyle bir zorunluluk da yoktur. Bir başka deyişle,
bir sistemin VTS olarak adlandırılabilmesi için mutlaka IMO
Anahatlannda belirlenen tüm kriterleri karşılaması gerekmez. Çünkü
az önce de değindiğimiz gibi bu kuralların oluşturulması 1995 yılı
gibi çok yakın bir tarihte olmuştur oysa VTS sistemleri çok daha
eskiye dayanmaktadır.
Buna rağmen, Buna
rağmen, etkin ve güvenli bir VTS denince IMO VTS Anahatları'na
uygun bir VTS akla gelmelidir. Burada VTS tanımlaması şöyle
yapılmaktadır: "VTS, Tam Yetkili Teşkilat tarafından çevrenin
korunması ve gemi trafiğinin güvenliğini ve işlerliğini arttırmak
için verileti hizmettir. Bu hizmet trafikle karşılıklı etkileşim
olanağına sahip olmalı ve VTS sahasında trafikle ilgili oluşumlara
yanıt verebilmelidir"
Burada kesin
belirlemelerle olmasa da Tam Yetkili Teşkilat, VTS otoritesi, VTS
Sahası, VTS Merkezi, VTS Operatörü, VTS Seyir Planı, VTS Trafik
Fotoğrafı, VTS Hizmetleri gibi terimlerin tanımlamaları da daha
sonra yapılmaktadır. Dikkati çeken konu, IMO'nun "VTS Hizmetleri"
(VTS Services) diyerek "Hizmetler" kelimesini üst üste
kullanmasıdır. Bu da IMO'nun VTS 'yi baş harflerden oluşan bir
anlam grubu olarak değil de artık bir sözcük olarak kullandığını
ve böyle algıladığını göstermektedir (Bu yorum Türkçe'de VTS'yi
nasıl kullanmak gerektiğini tartışanlara belki yol gösterici
olabilecektir).
VTS nin
verdiği hizmetler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:
1- Bilgi
Hizmetleri: Bu verilen hizmetlerin temelini oluşturur ve
belirlenmiş saatlerde, talep durumunda ya da VTS tarafından
gerekli görülen zamanda her gemiye trafik durumu, hava
koşulları ve benzeri konularda bilgi sağlamayı kapsar.
Bu verilen
hizmetlerin temelini oluşturur ve belirlenmiş saatlerde,
talep durumunda ya da VTS tarafından gerekli görülen zamanda
her gemiye trafik durumu, hava koşulları ve benzeri
konularda bilgi sağlamayı kapsar. Bu verilen
hizmetlerin temelini oluşturur ve belirlenmiş saatlerde,
talep durumunda ya da VTS tarafından gerekli görülen zamanda
her gemiye trafik durumu, hava koşulları ve benzeri
konularda bilgi sağlamayı kapsar.
2- Seyir
Yardımı Hizmetleri: Bu geminin talep
etmesi halinde veya VTS tarafından gerekli görülmesi
durumunda belirli bir gemiye her durumda veya çoklukla hava
şartlarının kötülüğü veya gemideki bir teknik arıza veya bir
donanımın çalışmaması gibi zor durumlarda verilen hizmettir.
3- Trafik
düzenleme hizmeti: Bu da bir seyir
planı yapılarak trafiğin belirlenmesi ve böylece trafiğin
daha etkin akışının sağlanmasını ve/veya tehlikeli
karşılaşmaların önlenmesini kapsar. Bu hizmet aynı zamanda
"kuralların uygulanması" işlevini de içerir.
4- Benzer
etkinliklerin desteklenmesi: Bu hizmet de diğer VTS veya
Kılavuzluk Otoritelerine bilgilerin gönderilmesi, Kurtarma
ve Yardım çalışmalarının eşgüdümü gibi etkinlikleri kapsar.
Bu hizmet de
diğer VTS veya Kılavuzluk Otoritelerine bilgilerin
gönderilmesi, Kurtarma ve Yardım çalışmalarının eşgüdümü
gibi etkinlikleri kapsar. Bu hizmet de
diğer VTS veya Kılavuzluk Otoritelerine bilgilerin
gönderilmesi, Kurtarma ve Yardım çalışmalarının eşgüdümü
gibi etkinlikleri kapsar.
VTS'nin Gelişimi
1982 Yılında Avrupa
Ekonomik Topluluğu (AET) Bakanlar Konseyi, Avrupa sularında
çatışmaları ve karaya oturmaları azaltmak amacıyla ortak hareket
etmek üzere işbirliği karan aldı. Alman bu kararın temel hedefleri
şunlardı:
1. Avrupa
sularındaki gemi trafiğinin işleyişine ve güvenliğine karada
konumlandırılmış deniz trafik hizmeti birimlerinin bir katkısı
olup olmayacağının belirlenmesi.
2. Bu
belirlemeden sonra ortaya çıkacak verilere göre Avmpa sularında
kurulacak karada konumlandırılmış deniz trafik hizmeti birimleri
hakkında Avrupa çapında ortak bir yaklaşımla öneri (tavsiye)
lerde bulunmak.
3. Denizlerin
güvenliği ve etkin kullanımı konularında araştırma yapmak için
Avrupa çapmda ortak bir anlayışı oluşturmak ve geliştirmek.
Bu program daha
sonra COST 301 olarak anılmaya başlandı (Committee On
Science and Technology, project 301). COST 301 Avrupa'nnın
Gemi Trafîk Hizmetleri'ne (VTS) yaklaşımıydı.
COST 301 in
sonuçlarından birisi olarak denizcilik çalışmalarında simülasyon
olanakları araştırılmaya başlandı. 1987 yılında da COST 311
kuruldu. COST 311 şunları amaçlamaktaydı:
1. Avrupa'daki
simülasyon olanaklarınm mevcut durumunu belirlemek.
2. Deniz
trafîğinde halen uygulanmakta olan simülasyon programlan
hakkında bütün verilerin toplandığı bir veritabanı oluşturmak.
3. Simülasyon
yöntemlerinin kullanılması esnasında ortaya çıkan sorunlar ve
bunların nasıl çözümlendiğinin gözden geçirilmesi yoluyla hangi
yöntemin deniz trafiğinin güvenliği ve deniz trafiğinin etkili
işlemesi aynca da deniz çevresinin korunması için en uygunu
olduğunu ortaya çıkarmak.
1991 yılmda ise
EURET (European Research Programme for Transport) programı
başlatıldı. EURET'in hedefleri, taşımacılığın her türünün
etkinliğini, ekonomikliğini, güvenliğini ve çevreyi koruma
bakımından da kabul edilebilirliğini arttırmak ve bu şekilde tek
bir iç pazar haline gelmekte olan topluluğun taşımacılık
sektörünün üzerine düşen rolü yeterlikli olarak üstlenmesini
sağlamaktı. Bu alanda İngiltere ve üç Avrupa topluluğu üyesi
ülkenin katılımıyla TAIE (Tools for Assesment of Vessel Traffic
Systems and to Increase their Efficiency) projesine girişildi.
TAIE başanlı bir VTS sistemi kurulabilmesi için faydalı olabilecek
araçları inceledi; bu çalışmanın amacı sahilde konumlanmış
kılavuzluk, kaynak idaresi ve muhtemel durum planlaması gibi yeni
dışsal işlevlerin sisteme uygunluğunu belirlemekti. 1992 ve 1994
yıllan arasında süren bu araştırmaların sonucunda VTS artık gemi
seyrine yardımcı olarak güvenliği artıncı aynı zamanda da çevrenin
korunmasını sağlayan bir unsur olarak daha net bir şekilde ortaya
çıkmaya başlamıştı.
Ekim 1993'te IALA
VTS Komitesi Fransa'da toplandı ve bu toplantıda VTS Ana hatları
(VTS Guidelines) için geliştirilmiş olan son öneri taslağını
onayladı. Eylül 1994'te Uluslar arası Denizcilik Örgütü (IMO)
Seyir Güvenliği Komitesi (NAV40) taslağı ele aldı ancak teknik
nedenler yüzünden onaylanması (benimsenmesi) mümkün olmadı.
Eylül 1995'te Deniz
Güvenliği Komitesi'nin tavsiyesine uyarak, NAV41 oturumunda IMO
Gemi Trafik Hizmetleri Ana hatlarını benimsedi ve üye hükümetleri
"karasuları içerisinde bulunan VTS'lerin milli hukuka ve konuyla
ilgili uluslar arası hukuka uygun olarak çalışmalarını sağlamaları
ve bu sulardan zararsız geçiş hakkını kullanan gemilere müdahale
etmeden karasuları dışında seyreden gemilere de istemeleri
durumunda bu hizmeti vermeleri" konusunda uyardı. IMO'nun bir
tavsiyesi de şuydu: üye hükümetler, VTS hizmeti verilen deniz
bölgelerinde seyreden gemilerin kaptanlarını bu hizmeti kullanmaya
yönlendireceklerdi. Benimsenmiş olan bu VTS Anahatları bir VTS
sisteminin ve buna katılan gemilerin temel özelliklerim ve çalışma
gereksinimlerini tanımlamaktaydı.
Ekim 1995 te
Brüksel'de APAS VTMIS 1995 (Action de Promotion d'Accompagnement
et de Suivi et Autres activites for Vessel Traffic Management
Information Systems) adı altında Avrupa ve İskandinavya’mdan 12
ülkenin katılımıyla bir çalışma grubu toplandı.
Kuzey Denizi ve
Baltık Denizindeki VTMIS ile ilgili araştırma ve geliştirme
çalışmalarına îskandinavya ülkelerinden dördü katıldı: Norveç,
İsveç, Finlandiya ve îzlanda. Norveç'te yürütülen çalışmalar
FARGIS (FaiRvvay Geographical Information System) adı altmda
toplanmaktaydı. FARGIS'in amacı karar alma organlarının ve sahilde
konumlanmış deniz trafiği yönetimi kullanıcılarının gereksinimi
olan için bilgileri elde etmek ve analizleri yapmaktı.Bu
ülkelerden İsveç ise yoğun bir şekilde transponder teknolojileri
üzerinde çalışmaktadır. Finlandiya ise kılavuzlama ve liman'
yönetimi konularında sistemler geliştirmiştir. İzlanda da çevresel
bilgi toplama ve rapor etme sistemleri kurmaktadır.
Çalışma grubu sonuç
olarak bir arzuyu dile getirdi ki bu da bir eşgüdüm planı
içerisinde herkes tarafindan kabul edilebilir bir bilgi toplama
hizmetinin tüm Avrupa sularını kapsayacak şekilde kurulması idi.
ABD de yirmi kadar
tam anlamıyla çalışan VTS sahası bulunmaktadır. Bunlardan bazıları
federal hükümet tarafından işletilmektedir ve kullanıcıya doğrudan
bir maliyeti yoktur. Bazıları da kamu/özel sektör ortaklığı ile
yönetilmektedir ve maliyetleri limana giriş ücretlerinden
karşılanmaktadır. 1996 yılında Ulusal Araştırma Konseyinin
şemsiyesi altında bir araştırma çalışması başlatıldı. Bu
çalışmanın hedefi deniz taşımacılığındaki ve boğaz ve su yollan
geçişlerindeki güvenliğin arttırılması amacıyla ileri düzeyde
bilgi sağlama hizmetlerinin kurulması için belirlemeler yapmaktı.
Nisan 1996 da
Rotterdam Limanı VTS konusundaki 8 inci Uluslararası Sempozyumu
konuk etti. Bu sempozyumda sunulan mükemmel denilebilecek öneriler
sayesinde çok yüksek standartlar getirildi. Sempozyumun sonuçlan
dört konuda belirleyici olmaktaydı:
1. Sınırlanmış
bölgelerde ve iç suyollarında VTS kumlumu ve çalıştırılmasının
özel gerekleri de göz önüne alınırsa VTS konusundaki
uluslararası standartların daha geliştirilmesine gereksinim
vardır.
2. Özellikle
otomatik işlem yapma olanakları daha kolayca kullanılabilir hale
gelmekte olduğundan çalışma yöntemleri konusunda daha fazla
disipline gereksinim bulunmaktadır.
3. VTS
sahalarındaki transponder kullanımı gelecekte VTS ve köprüüstü
donanımı arasında etkileşimli veri yolları bağlantısı
kurulmasına kadar gidecektir; bu yüzden daha fazla araştırmaya
gerek vardır. Dolayısıyla gemi trafik yönetimi sahasındaki veri
haberleşmesinin kullanımı konusundaki uluslararası standartlar
daha da geliştirilmelidir.
4. VTS
Operatörlerinin eğitiminde simülasyon tekniklerinin kullanımı
son derece önemli olarak görülmektedir.
Gemi Trafik Hizmetlerinin (VTS) Tarihçesi:
VTS adı göreceli
olarak yeni de olsa, limanlar tarafından verilen bu tür hizmetler
yeni değildir. Başka şekillerde ve ismi konmadan bu tür yardım
denizdeki araçlara karadaki insanlar tarafından tarih boyunca
verilmiştir, büyük bir olasılıkla bu hizmet önceleri karadan duman
veya ses ile sinyal verilerek başlatılmıştır. Daha sonra bu
sistemler bayrak ve ışık ile işaret vermek şeklinde
geliştirilmiştir ki bu tür yardım yöntemleri günümüze kadar da
kullanıla gelmiştir ve kullanılmaktadır.
Panama ve Süveyş
Kanalları tamamlandığında da ilgililer buralardan geçecek gemiler
için etkili kontrol sistemlerini geliştirme arayışlarına
girmişlerdi.
Bundan elli yıl
önce, limana varan bir geminin yanaşacağı yere gitmeden önce liman
dışında kendisine kılavuz kaptan getirecek olan motoru beklemesi
pek de alışılagelmedik bir durum sayılmazdı. Olumsuz hava
koşullarında ve özellikle siste, gemiler hava koşullan düzelinceye
kadar demirde beklerlerdi. Bu zamanlarda VHF de çok yaygınlaşmamış
olduğundan, liman otoritelerinin gemilerin gelip gelmediğinden ya
da hangi gemilerin geldiğinden kolaylıkla haberleri olmazdı.
İngiltere’deki Liverpool Limanı modem VTS sistemlerinin öncüsü
sayılabilir. 1948 yılında Mersey Liman Otoritesi, kılavuz kaptan
cutter’lerinin özellikle uygunsuz hava koşullarında gemilerin
mevkilerini belirlemeye yardımcı olması için bir radar istasyonu
kurmuştu.
1951 yılmda,
California'daki Long Beach limanında Radar ve VHF nin kombinasyonu
olan bir sistem kuruldu. Bu şekilde gemiler doğrudan limanla
temasa geçebiliyorlar ve burada konumlan (mevkileri) radar
ekranında belirlenebiliyordu. Takip eden yıllarda çeşitli
limanlarda yine pek çok değişik türleriyle bu sistem kullanılmaya
devam etti.
1951 yılmda IALA (Intemational
Association of Lighthouse Authorities) kurulduğunda Kanada kurucu
üyelerden birisiydi ve 1981 yılında IALA, VTS Komitesini
oluşturduğunda Kanada inisiyatifalarak kendi VTS eğitim bölümünü
kurdu. Kanada Sahil Güvenlik Okulundaki* VTS eğitimi, îngilterede
bulunan Warshash Denizcilik Merkezi ile hemen hemen aynı
zamanlarda başladı, ancak Kanada'da bugün fazladan Deniz Trafik
Düzenleyicileri için bir belgelendirme-sertifikalandırma kursu ve
programı oluşturulmuş durumda.
1980 lerin
ortalarında, Londra Liman Otoritesi (PLA/Port ofLondon Aırthority)
bilgisayar teknolojisinden yararlanmaya karar verdi ve VTS
merkeziyle Kılavuz Kaptanlar iletişimde olacak şekilde Thames
Nehri üzerindeki trafikle ilgili bütün bilgileri merkezi
bilgisayarda topladı. Radar sistemi trafiği vektörel olarak
gösterebilecek şekilde bilgisayara aktarılmaktaydı ve bu da
operatörlere görsel olarak bölgedeki trafiği izleme olanağı
vermekteydi. Londra Liman Otoritesi aynı zamanda kılavuz kaptanlar
ve VTS personeli için oldukça başarılı bir eğitim programı
yürüttü. Bu eğitim programıyla bilgiler sürekli güncellenmekteydi.
Ondan sonra bütün diğer İngiltere limanlan da bu örneği izlediler
ve izlemekteler.
Günümüzün VTS
teknolojisi telsiz, video kamera ve otomatik tracking (izleme)
yapabilen radar donanımlarından oluşan mimari sistemleri kullanır.
Yarmm teknolojisi ise küresel konum (mevki) belirleme sistemleri
ile tümleşik tanıyıcı transponderleri kullanacaktır ve bu da bir
gemi dünyanın neresinde olursa olsun istendiğinde onun konum
belirlemesini ve tracking işlemini sahilden yapmaya olanak
verecektir.
Bugüne kadar pek
çok bölgede rapor etme isteğe bağlı bir uygulama olarak kaldı
ancak şimdi artık zorunlu rapor etme de yaygınlaşmakta ve bir çok
bölgede de uygulanmaktadır. Çünkü günümüzde artık verilerin
(bilgilerin) toplanması VTS nin çalışmasında temel
oluşturmaktadır;
böylelikle gemilere
ilişkin bilgiler bilgisayar üzerinde oluşturulmuş veritabanmda
saklanabilmektedir. İlgili kuruluşlardan birisi örneğin VTS veya
kılavuzluk otoritesi istediğinde veya gerekli olduğunda bu
bilgiler veri tabanından kolayca çağrılarak kullanılabilmektedir.
1990 yılında
İngiltere Kılavuz Kaptanlar Demeği yaptığı yıllık genel kurulunda
bir VTS politikası belirledi. Buna göre VTS operatörleri öyle bir
yeterlik düzeyinde olmalıydılar ki kılavuz kaptanların ya da gemi
kaptanlarının görevlerini yaparken onları anlayabilsinler ve
onların gereksinimlerini anlayarak yanıt verebilsinler. İngiltere
Kılavuz Kaptanlar Demeği bu koşullan yerine getirebilecek VTS
operatörlerinin ya kılavuz kaptan ya da yerine göre en azından
gemi kaptanı yeterlik belgesi sahibi olması gerektiğini
öngörüyordu.
1993 yılmda Avrupa
Kılavuz Kaptanlar Birliği EMPA (European Maritime Pilots'
Association) deniz trafiğinde güvenlik koşullan ve rekabetin
oluşturduğu çifte tehdidi karşılamak amacıyla Kılavuzluk
Şartnamesi'ni benimsedi. Bu şartname IMO'nun VTS Anahatları ile
ilgili A578(14) kararma uygun olarak hazırlanmıştı ancak VTS
personelinin yeterliğine değinmemekle birlikte şartname kılavuz
kaptanlarm güvenlik ve deniz trafiğinin düzgün işlemesi için VTS
işlevine katılımmı önermekteydi. Şartnamede şu vurgulanmaktaydı:
"Eğer gemiye kılavuz kaptan alma noktasma gelmeden önce buraya
güvenlikle ulaşmasmı sağlamak içm rota değişimiyle veya makine
kumandasıyla ilgili bir tavsiye sahildeki bir radar merkezinden
verilecekse bu tavsiye ancak yeterlikli bir kılavuz kaptan
tarafindan verilebilir".
Aynca, 1995 IMO VTS
Anahatlarmda da "Gemilere talimat vermeye yetkili kılınmış bir VTS
nin gemiye vereceği talimat ancak istenen sonucu belirten bir
talimat olmalı, yapılacak hareketin aynntıları ki bunlar rota
değişikliği ya da makine manevrası olabilir, gemi kaptanına ya da
gemideki kılavuz kaptana bırakılmalıdır" denilmektedir. Buradaki
belirleme de vurgulamaktadır ki geminin kontrolünün sahilden değil
ancak gemi üzerinden yapılması en doğru olanıdır. Ancak ne yazık
ki yukarıda söz konusu edilen talimatları verecek personelin
yeterliği konusunda hiçbir öneri Ana hatlarda yer almamaktadır.
1995 yılında , 1993
te yapılan İngiltere Kılavuz Kaptanlar Demeği genel kurulunun
etkisiyle, Kılavuz Kaptanların Yeterlikleri ve Eğitimleri ile
ilgili bir rapor hazırlandı. Bu raporun 8 inci maddesinde şöyle
deniyordu: "İngiliz Kılavuz Kaptanlar Demeğinin görüşü şudur ki,
bir limanda aktif ya da pasifbir VTS sistemi çalışmakta ise, bu
kılavuz kaptanların bütünüyle olumlu katılımını gerektirir".
Çeşitli kılavuz
kaptan kuruluşları tarafından değişik kararlar ve politikalar
benimsenmiş olmasına rağmen, bazı limanlardaki alt yapı kılavuz
kaptanları sahil kaynaklı VTS sistemi içine almamaktadır. Ancak
bunun nedeni de çoğunlukla kılavuz kaptanların kendilerinin aktif
olarak VTS sistemine katılmak istememeleridir.
IMO'nun yeni
benimsediği Anahatlar'da VTS in tanımı şöyle yapılmaktadır:
"VTS sistemi tam
yetkili teşkilat tarafından kurulur, çevreyi korumayı ve gemi
trafiğinin işlerliği ile güvenliği arttırmayı amaçlar. Tam yetkili
teşkilat ise hükümet tarafından çevre güvenliği ve gemi trafiğinin
işlerliği ile çevrenin korunması dahil olmak üzere güvenlikten
bütünüyle veya kısmen sorumlu kılınmış olan teşkilattır."
"Hükümet ya da tam
yetkili teşkilat, verilecek olan hizmetin türü ve düzeyi ile
IMO nun yürürlükteki VTS operatörlerinin yeterlikleri ve
eğitimi için anahatlar'ı da dikkate alarak, VTS otoritesinin
çalıştırdığı personelin yeterli sayıda, nitelikli, yeterli eğitimi
görmüş ve yükümlü oldukları işi yapabilecek düzeyde olmalarını
garanti edecektir."
"VTS otoritesi, VTS
in yönetimi, çalışması ve eşgüdümü aynca katılan gemilerle
karşılıkh haberleşme ile hizmetin güvenli ve etkin bir şekilde
yürütülmesinden sommlu olan otoritedir. Bu otorite devletin bir
denizcilik kuruluşu, tek bir liman teşkilatı, bir kılavuzluk
kuruluşu ya da binlann bir birleşimi (kombinasyonu) olabilir"
"Bir VTS Operatörü, VTS in hizmetlerine bir ya da daha fazla
görevle katkıda bulunan uygun nitelikteki kişidir."
1987 de yürürlüğe
giren İngiliz Deniz Kılavuzluk Kanunu" kılavuzluk için sorumluluğu
Fenerler Genel Teşkilatından alarak Tam yetkili Liman
Otoritelerine verdi. Bu kılavuzluk ile VTS nin İngiltere’de ve
bazı Avrupa limanlannda bundan sonra ortak bir etkinlik alanında
bira raya gelecekleri anlamına geliyordu.
Bütün VTS merkezleri liman otoriteleri tarafından yönetilmezler.
Dover geçidi Sahil Güvenlik tarafından kontrol edilmektedir.
İsveç’te ise Göteborg limanı ve Liman Başkanlığı belediye
tarafından yönetilirken kılavuzluk ve VTS Ulusal Denizcilik
Kuruluşu tarafından yönetilir.
VTMIS VE
BEKLENTÎLER
Deniz trafiğinin
yönetilmesi ve özellikle de VTS konularında pek çok sorunun yanıtı
hala araştırılmaya gereksinim duymaktadır. Örneğin farklı VTS
lerin yöntemlerinin birbiriyle uyumlu hale getirilmesi, VTS
operatörlerinin eğitim ve nitelik standartlarının çeşitli
kurumların farklı görüşleri de dikkate alınarak en uygun düzeyde
belirlenmesi, gemilerin otomatik olarak tanınması, halen VTS
operatörlerince manuel olarak gerçekleştirilen işlevlerin
otomatikleştirilmesi halen üzerinde çalışılmakta olan konulardır.
Aslında, VTS lerin
gelişmesinde her ne kadar yenilikler ortaya çıkıyorsa da, bu
sistemler sonuçta radarlarının ve VHF telsiz cihazlarının kapsama
alanları ile sınırlı kalıyorlar. Günümüzde artık büyük gelişme
kaydeden data transfer teknolojisi sayesinde, bir sahil devletinin
değişik bölgelerdeki VTS sistemlerinin birbirine Elektronik Veri
îletişimi (EDI. Electronic Data Interchange) ile bağlanması
şeklinde tanımlanabilecek ve sahilde konumlanmış etkileşimli (interaktif)
trafik ve yönetim bilgi hizmetlerinin bütünü olan VTMIS (Vessel
Traffic Management Information Services: Gemi Trafik Yönetimi
Bilgi Hizmetleri) consepti doğmuştur. Bunun ömekleri Baltık
Denizinde, Kuzey Denizinde ve Akdeniz’de bazı bölgelerde vardır.
VTMIS sistemi temel
olarak EDI (Elektronik Veri îletişimi) şebekesi ile birbirine
bağlanmış olan VTS'ler, Limanlar, Meteoroloji Servisleri, Gemiler
gibi değişik çeşitli bilgi sağlayıcı yahut kullanıcı kaynakların
bir merkezde toplanmasıyla oluşur. Bir VTMIS sisteminin işlevleri
dört grupta toplanabilir:
1. Bölgedeki deniz trafiğinin güvenliğini önleyici anlamda
arttırır ve aksaklıklann giderilmesi amacıyla tam yetkili
teşkilat (Competent Authority) tarafından gerekli görülen
çalışmalara katkıda bulunur.
2. Taşınacak
tehlikeli yükler söz konusu olduğunda deniz kirliliği ile
mücadele ve kurtarma-yardım ile görevli kuruluşlara önceden
bilgi vermek yoluyla müdahale zamanını kısaltır.
3. Bölgedeki
trafik akışını yönetir, liman kaynaklarının en verimli şekilde
kullanılmasını sağlar ve deniz trafiğini hızlandırır.
4. Trafik ile
veya talep edilen konu ile ilgili bütün gemilere her türlü
bilgiyi sağlar ve Katma Değer Hizmetleri diye adlandırdığımız
sistemle bu bilgilerle ilgili olarak bölgedeki diğer liman
devletleri veya bayrak devletleri ile de bağlantı kurar.
Faydalanılan Kaynaklar
- Vessl Traffic
Services, Development and Trainin gfor the next century; Capt.
Teny Hughes
- Association sans
but lucratif, Dr. Thomas Degre, INRETS, Paris
- Minding the helm:
Marine navigatiomn andpiloting National Academy Press,
Washington
- Vessel
navigation and traffic servicesfor safe and efficientports and
waterways: Interim report Committee on Maritime Advanced
Information Systems, National Academy Press, Washington
- IMO Resolution
A.857(20) adopted on 27 November 1997: Guidelines for Vessel
Traffic Services
|
[documents/YORUM/CahitIstikbal_VTS_Yorumlar.htm] |
Yazarın Diğer Yazıları:
Yazıların her hakkı yazara aittir. Kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir.©
Cahit İstikbal
 |