|
PARLAMENTSKAYA
GAZETA : İSTANBUL VE ÇANAKKALE BOĞAZLARI'NDA YAŞANAN SORUNLAR ZARAR
VEREBİLİR...
Geçen yıl sonlarından bu yana Karadeniz limanları büyük sorunlarla
karşılaşıyor. Petrol ihracatçıları ise İstanbul ve Çanakkale
boğazları aşırı yüklü çalıştığı için zarara uğruyorlar. Üstelik
ihracat açısından çeşitli imkanlara sahip Polotsk (Beyaz Rusya)-Ventspils
(Letonya) petrol boru hattı da (Baltık Denizi üzerinden ihracat
imkanı sağlıyor) bir yıldan fazla bir zamandır Rus petrol
ihracatçılarına kapalı bulunuyor.
MOSKOVA, 23/03(BYE)--- Tirajı günde 40
bin olan liberal Parlamentskaya Gazeta'nın 23 Mart 2004 tarihli
sayısında, Dmitri İvanov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında
yayımlanan yazının özet çevirisi şöyledir:
Geçen yıl sonlarından bu yana
Karadeniz limanları büyük sorunlarla karşılaşıyor. Petrol
ihracatçıları ise İstanbul ve Çanakkale boğazları aşırı yüklü
çalıştığı için zarara uğruyorlar. Üstelik ihracat açısından çeşitli
imkanlara sahip Polotsk (Beyaz Rusya)-Ventspils (Letonya) petrol
boru hattı da (Baltık Denizi üzerinden ihracat imkanı sağlıyor) bir
yıldan fazla bir zamandır Rus petrol ihracatçılarına kapalı
bulunuyor.
Karadeniz limanlarından yapılan petrol
ihracatıyla ilgili sorunlar çoktan beri yaşanmasına karşın, esasen
geçen sonbaharda bu sorunlar daha da ağırlaştı. Geçen sonbaharda
Türkiye hükümeti büyük tankerlerin boğazlardan geçişini sınırladı ve
ancak gündüz saatlerinde geçmelerine izin verdi. Geçen yıl sonbahar
ve kış mevsiminde yaşanan fırtınalar, durumu daha da güçleştirdi.
Kötü hava şartları yüzünden boğazlar hemen hemen bir hafta boyunca
kapalı kaldı. İstanbul Boğazı girişi yakınlarında, ham petrolle yükü
yaklaşık 100 büyük tankerden oluşan uzun bir sıra oluşmuştu. Geçen
kasım ayında bir tankerin boğazlardan güneyden kuzeye geçişi
ortalama yedi-sekiz gün, kuzeyden güneye geçişi ise dört-beş gün
sürüyordu.
Tankerlerin Türk boğazlarından geçiş
grafiklerine uyulmaması yüzünden gemi kira ücreti eylül ayında ton
başına 5.38 dolar iken, geçen yıl sonuna doğru 18.20 dolara,
şimdiyse 33.29 dolara çıktı. Dolayısıyla Novorossiysk üzerinden
petrol ihracatının maliyeti, Ventspils istikametine oranla 15 dolar
daha pahalı hale geldi.
Yeni yıl da soruna olumlu bir
değişiklik getirmedi. Aksine, tankerlerin İstanbul ve Çanakkale
boğazlarından geçişiyle ilgili sorunlar daha da ağırlaştı ve
seyrüsefer grafiğine uyulmaması daha sık yaşanır oldu. Ocak ayında
tankerlerin boğazları geçmesi için artık ortalama 20-25 gün
beklemeleri gerekiyordu. Gemiler, boğazlardan geçiş için yeşil ışık
yakılmasını Karadeniz limanlarında beklemek zorundaydılar. Gemi
kiralayanlar için bu, ek masraflara neden oldu, yük sahipleri
aşısından da nakil maliyetinin yükselmesine yol açtı.
Şubat başlarında Novorossiysk limanı
kötü hava şartları yüzünden iki hafta çalışmamış, petrol ve
türevlerinin yüklenmesi durdurulmuştu. Kışın Novorossiysk için bu
olağan bir durumdur. Fakat ihraç edilen petrol miktarının giderek
artması ve boğazlardan geçiş konusunda Türkiye'nin sınırlamalar
getirmesi, Karadeniz limanlarının durumunu sürekli olarak
kötüleştiriyor ve zarar miktarını kritik noktaya yaklaştırıyor. Bu
aralar petrolün İstanbul ve Çanakkale boğazlarından nakli giderek
daha siyasi bir özellik kazanmaya başlıyor. Bugün Rusya, Türkiye'yi
gemilerin boğazlardan geçişini bilinçli ve keyfi olarak sınırlamakla
suçluyor. Rus tarafı bu adımın, Rus petrolünün akışını Türkiye'nin
Ceyhan Limanı'na çevirtmek amacıyla atılan siyasi bir adım olduğuna
inanıyor. Fakat Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdullah Gül, boğazlardaki seyrüseferin keyfi olarak sınırlandığı ve
Türkiye'nin bunda herhangi bir menfaati olduğu yolundaki
söylentileri reddetti.
Son edinilen bilgilere göre petrol
ihracatçıları, Karadeniz-Akdeniz yönünde bir ton petrol başına
ortalama 12 dolar kaybediyor ve petrol tankerleri yaklaşık 20-25 gün
sırada beklemek zorunda kalıyor. Tankerler bu kadar uzun süre
bekleyince Azeri petrolünün ihracatı konusunda da karsız kalınıyor.
Zira Azeri petrolünün Akdeniz üzerinden nakli, tanker başına 3.5-4
milyon dolara mal oluyor. Dolayısıyla ihraç edilen petrolün nakliyat
şemalarının idari kararlarla değiştirilmesinin pahası da bu oluyor.
Tankerler Karadeniz'de boğazlardan
geçiş için yeşil ışık yakılmasını uzun süre beklerken, Baltık denizi
kıyısında bir yıldan fazladır Polotsk-Ventspils boru hattına petrol
verilmiyor.
Rus Transneft şirketi, Ocak 2003'te
Letonya'nın Ventspils Limanı'na ulaşan boru hattıyla petrol
teslimatını kestikten sonra, Rusya hükümetine ve petrol
ihracatçılarına bunun gerekçesini, Rusya'nın Baltık Denizi'ndeki
yeni Primorsk Limanı'na petrol sağlamak gerektiği ve Ventspils
Limanı'ndaki boru hattının kapasitesinin yetersizliği gibi iki
nedenle izah etmişti. Ayrıca, bu gerekçelerin yanı sıra, Letonya
üzerinden nakledilen petrol için Rus ihracatçıların çok yüksek ücret
ödedikleri ve Letonya'da yaşayan Rus nüfusun haklarının da
kısıtlandığına atıfta bulunulmuştu.
Petrolün çeşitli güzergahlarla
ihracatı etraflıca ele alınırsa, en uygun güzergahın Venspils hattı
olduğu görülür. Petrol ihracatçıları, Transneft yönetimini, Venspils
Limanı'ndan petrol ihracatını durdurma talimatının hatalı olduğu
konusunda 2003 yılı başlarında ikna etmeye çalıştılar. Maalesef,
Rusya'nın petrol ihracatı hala siyasi ve idari baskıya maruz
kalıyor.
|