VREMYA NOVOSTEY: MOSKOVA, İSTANBUL
BOĞAZI'NIN KAPATILMASINA İZİN VERMEYECEK...
Rusya Devlet Başkanı'nın Hazar Denizi konularından
sorumlu özel temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Viktor Kalyujni,
İstanbul'da Boğazların seyrüsefer güvenliğiyle ilgili çok taraflı danışmalar
yapılmasını ve Karadeniz boğazlarının geçiş kapasitesinin bağımsız bir ekip
tarafından araştırılmasını teklif etti. Bu konularda Rusya Ulaştırma
Bakanlığı'nın Rus-Türk çalışma grubu kurulması önerisinin Türkiye tarafından
geri çevrildiğini de hatırlatan Kalyujni, "Boğazlardan en çok yararlanan"
ülke olan Rusya adına, "Karadeniz havzasında ortak bir operatör şirket
kurulması" konusunu Türk tarafıyla birlikte ele almayı önerdi.
MOSKOVA, 27/02(BYE)--- Tirajı günde 51 bin
olan liberal eğilimli Vremya Novostey gazetesinin 27 Şubat 2004
tarihli sayısında, Arkadi Dubnov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında
yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:
Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Rusya
yönetimiyle Moskova'daki görüşmeleri devam ederken, Rusya Devlet Başkanı'nın
Hazar Denizi konularından sorumlu özel temsilcisi ve Dışişleri Bakan
Yardımcısı Viktor Kalyujni Türkiye'ye gitti.
Kalyujni, Rusya'nın enerji çıkarları için
İstanbul'da yeni bir "mücadele cephesi" açtı. Kalyujni, yaptığı sert bir
açıklamayla, son zamanlarda Türkiye'nin Boğazlarla ilgili yarattığı suni
krizi eleştirdi. Zira son zamanlarda Ankara, Rus ve Kazak petrollerini dünya
pazarlarına nakleden tankerlere İstanbul Boğazı'nı kapatacağı tehditlerini
daha sık savurmaya başladı. Boğazı kapatma gerekçesi olarak, milyonlarca
kişinin yaşadığı İstanbul'un çevre güvenliğini sağlamanın mümkün olmadığına
ve terör eylemleri tehditlerine işaret edilmektedir.
Viktor Kalyujni, dün İstanbul'da çalışmalarına
başlayan "Hazar Denizi, Karadeniz Petrol ve Doğalgaz Konferansı"nda bu sert
beyanı yaparsa sözlerinin azami derecede etkili olacağını düşünmüştü. Hazar
petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda en iddialı ve en pahalı
proje olan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının inşası için gerekli
finansmanla ilgili tüm sorunlar geçen yıl sonunda kesin bir şekilde
çözüldükten sonra, ilk kez bölge ülkelerinin enerji ve tabii kaynaklar
bakanları ile dünyanın petrol ve doğalgaz üreticileri biraraya geldiler.
Türkler şu uyarıda bulunuyorlar: Tankerlerin İstanbul Boğazı'ndan geçmeye
devam etmesi ve bu durumun İstanbul için çok büyük tehlike arz etmesi
sebebiyle, Türk kamuoyu endişeye kapılabilir ve tankerler aleyhinde
protestolara başlayabilir.
Rus politikacılar bu tür iddiaların samimi
olduğundan şüphe duyuyorlar ve bunun ardında gizli bir siyasi neden
görüyorlar. Yani, Türkiye'nin Boğazları tamamen kapatmasa da, Hazar ve Rus
petrol üreticilerini, elde ettikleri petrolü Rusya'ya uğramaksızın Bakü-Tiflis-Ceyhan
petrol boru hattıyla nakletmeye zorlamak için Boğazların geçiş kapasitesini
sınırlamak istediğine inanıyorlar. Viktor Kalyujni, ileri sürdüğü
gerekçeleri ispatlamak için, Rusya Ulaştırma Bakanlığı'nın isteği üzerine
Novorossiysk Denizcilik Devlet Akademesi'nce hazırlanan "Boğazların gemi
geçiş kapasitesiyle ilgili çalışma" sonuçlarını gösterdi. Araştırmadan elde
edilen ilk sonuçlara göre, bu kapasitenin bugün ancak yarısı kullanılıyor.
Kalyujni, ünlü sigorta şirketi "Lloyd Register"in verilerini de açıkladı. Bu
verilere göre, İstanbul Boğazı'ndaki güvenlik durumu, etkili kontrolün ve
seyrüsefer ekipmanlarının sahilde hizmetinin olmamasıyla bağlantılı.
Kalyujni'nin sözleri çok kesin. Kalyujni, "Tek
taraflı hareketlerde bulunulmamalı ve uluslararası su yolu olan Karadeniz
boğazlarını kapatmak veya özelleştirmek için bir çaba içerisine girilmemeli.
Türkiye'nin bazı etkili çevrelerince propagandası yapılan bu yıkıcı düşünce,
bir gün kitlelerin bilincinde yer edebilir, durum kontrolden çıkabilir ve
hükümet bir kaosla karşı karşıya kalabilir" diye konuştu. Viktor Kalyujni,
"Bu tehlikeli bir yol, cini şişeden çıkartmamayı tavsiye ediyorum" dedi.
Rusya Devlet Başkanı'nın Hazar Denizi
konularından sorumlu özel temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Viktor
Kalyujni, İstanbul'da Boğazların seyrüsefer güvenliğiyle ilgili çok taraflı
danışmalar yapılmasını ve Karadeniz boğazlarının geçiş kapasitesinin
bağımsız bir ekip tarafından araştırılmasını teklif etti. Bu konularda Rusya
Ulaştırma Bakanlığı'nın Rus-Türk çalışma grubu kurulması önerisinin Türkiye
tarafından geri çevrildiğini de hatırlatan Kalyujni, "Boğazlardan en çok
yararlanan" ülke olan Rusya adına, "Karadeniz havzasında ortak bir operatör
şirket kurulması" konusunu Türk tarafıyla birlikte ele almayı önerdi. Rus
diplomat, "Haydi yasaklamalarla uğraşmayalım, iş yapalım" diyerek, bu
konuları görüşmek için Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi
Güler'e gitti. Görüşmelerin sakin hatta yapıcı bir tarzda geçtiği söylendi.
(Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Web Sayfalarından
Alıntıdır)
| BU HABERE YORUM EKLEYEBİLİRSİNİZ. |
|
|
- ISIM:
- Ugur Önen
- Date:
- 25-05-2005
YORUMLozan anlaşması tarihindeki tanker tonaj ve trafiği ile bugün ki tanker tonajları ve trafiği aynı olmadığına göre bogazların özel durumu da dikkate alınarak sorun Birleşmiş Milletlere götürülmeli.
- ISIM:
- Date:
- 25-05-2005
YORUMŞayet Rusya ve Ukrayna gerçelden iyi niyetli ise,
boğazların özel durumu dikkate alınarak, neden Gemilerin tonajları, Lozan anlaşması tarihindeki en büyük tonajlı Rus ve Ukrayna tankerlerine göre Sınırlandırılmıyor?
- ISIM:
- Ilker
- Date:
- 17-10-2004
YORUMSevgili dostumuz Kalyujni aba altindan sopa gostermeye calismayla islerin istedigi gibi sekillenecegini dusunuyorsa yanilir.
Su andaki sorun bogazdan adet bazinda kac gemi gecebilecegiyle ilgili degil, fakat gececek gemilerin yukleriyle ilgili daha cok. Petrol gibi cok tehlikeli yuk tasiyan gemilerin sayisinin hergecen gun artmasi direk olarak Istanbul halkinin hergecen gun daha fazla can ve mal guvenliginin risk altin atilmasidir.(1970'lerdeki Independenta petrol tankerinin bogazda yarattigi zarar ve felaketin boyutlarini ve onlarca yil suren olumsuz etkilerini hatirlayalim lutfen)
(sanirim Kalyujni-bey bu kadar cok ve artan sayida tehlikeli yuk tasiyan gemi Moskova'nin ortasindan Turkiye tarafindan geciriliyor olsa cok daha farkli davranirdi...)
Devletlerin 1'inci gorevi ve sorumlulugu kendi halkinin can ve mal guvenligini saglamaktir.Bu konu tartismaya dahi acik degildir baska ulkelerin ticari endiseleri ugruna.Birgun sevgilisiyle bogaz kenarinda gezen gencler, cocuklarini bogaz kenarindaki parklarda eglendiren anneler,emekliligin huzurunu bogaz manzarasiyla yasamak isteyen yaslilar mesum bir petrol tankeri Patlamasiyla oldurulurlerse; bunun hesabini kim verebilir.
Turkiye goz gore gore bu tehlikeye daha fazla musaade edemez ve etmemelidir.Bogazlar tehlikeli yuk trafigine kapatilmalidir.Yoksa halk bunu kendisi yapmak icin NGO'larla birlikte harekete gececektir.
Ilker,
e-mail: acl702001@yahoo.com
- ISIM:
- Date:
- 28-09-2004
YORUMYorumunuzu buraya yazın
Dış Basından Bütün Başlıklar: |
|
|
|
|

|